Bugünkü yazımızda son zamanlarda çokça tartışılan bir konu olan Ateşkes'den bahsedeceğiz. Bu alanda uzman olmanız veya bu alanı yeni keşfetmeye başlamanız fark etmez, bu makale size konuyu daha iyi anlamanıza yardımcı olacak önemli bilgiler ve ilginç gerçekleri sağlayacaktır. Kökeninden bugünkü önemine kadar, olası pratik uygulamaları aracılığıyla, Ateşkes'i ayrıntılı ve kapsamlı bir şekilde inceleyeceğiz, böylece okumanın sonunda bu heyecan verici konu hakkında daha bilgili ve daha geniş bir bakış açısına sahip hissedeceksiniz. Bu keşif yolculuğunda bize katılın!
Ateşkes, savaşan taraflar arasındaki her türlü saldırının geçici olarak durdurulmasıdır. Ateşkes, tek taraflı veya antlaşma ile çok taraflı olarak ilan edilebilir.
Silah bırakma ile ateşkes terimleri birbirine karıştırılmamalıdır. Silah bırakma terimi; bir zümrenin tehlike gördüğü başka bir zümreden mevcut silahlarını bırakma isteğini belirten bir terimdir.
Marksist literatürde bu terim, burjuvazinin kendi iktidarına karşıt gördüğü durumlarda, buna ek olarak çeşitli ulusal ve sınıfsal durumlarda ezilenlerin egemen sınıflara karşı mücadele durumlarında ortaya çıkmaktadır.
1789'de başlayan Fransız Devrimi patlak verdiğinde gelişen burjuvazi, kendi iktidarına karşıt gördüğü için devrime katılan tüm işçileri silahsızlandırmıştır.
Marksist bakış açısına sahip olan Sovyetler Birliği lideri Lenin, burjuva devrimlerinde görülen bu durumu "Bütün burjuva devrimlerin sonucu şudur: Önce proletaryayı silahlandır, sonra da daha fazla ileri gitmesini önlemek için onu silahsızlandır." şekilde yorumlamıştır.[1]
1917'deki Şubat Devrimi sonunda II. Nikolay’ın tahttan indirilmiş ve Geçici Hükûmet adında bir yönetim komitesi ortaya çıkmıştır.[2] Bu hükûmetin burjuvazi ve işçi sınıfını aynı anda temsil etmeye çalıştığını ve çelişkili olduğunu düşünen Lenin önderliğindeki Bolşevikler, hükûmete karşı, burjuvaziyi alt etmek için polisi silahsızlandırmaya yönelik kararlar almaya başlamışlardır. Böylece gerçekleşecek Ekim Devrimi'nin önünü açmışlardır. Ekim Devrimi ile birlikte iktidarı alan bolşevikler, Geçici Hükûmet'in yaklaşık sekiz aylık iktidarına son vermiştir.
Yıllardır Kürt Sorunu'nun hakim olduğu[3] Türkiye'de; iktidarda olan hükûmetler,[4][5] yıllardır gerilla savaşı yöntemini kullanan PKK'dan sık sık silah bırakmasını talep etmektedir. Buna karşın PKK, zaman zaman karşılıklı ateşkes süreçleriyle oluşan saldırmazlık dönemleri hariç, hiçbir zaman tamamen silah bırakmamıştır. 2015 yılında KCK Yürütme Komitesi Üyesi Duran Kalkan, "PKK silah bırakmaz, niye bıraksın? Kürt silah bırakmaz. Türk devleti silahsızlansın!" diyerek bu talebi reddettiklerini açıklamıştır.[6]
![]() | Savaş ile ilgili bu madde taslak seviyesindedir. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkı sağlayabilirsiniz. |
![]() | Uluslararası hukuk ile ilgili bu madde taslak seviyesindedir. Madde içeriğini genişleterek Vikipedi'ye katkı sağlayabilirsiniz. |