Hukuki gerçekçilik

Günümüz dünyasında, Hukuki gerçekçilik çok çeşitli insanlar için büyük önem taşıyan ve ilgi duyulan bir konu haline geldi. Toplum üzerindeki etkisi, kültürel önemi veya günlük yaşamın farklı yönleri üzerindeki etkisi nedeniyle Hukuki gerçekçilik dünya çapında milyonlarca bireyin dikkatini çekti. Hukuki gerçekçilik, ortaya çıkışından günümüze kadar farklı alanlardaki uzmanlar tarafından tartışmaya, analize ve çalışmaya konu olmuş ve bu da mevcut bağlamda önemini ortaya koymaktadır. Bu makalede, bu çok alakalı konuya daha geniş ve daha eksiksiz bir vizyon sağlamak için Hukuki gerçekçilik ile ilgili farklı yönleri ve onun mevcut toplum üzerindeki etkisini inceleyeceğiz.

Hukuki gerçekçilik veya hukukî realizm akımları, hukuku soyut hukuk kurallarından ya da adalet ve ahlâk gibi fizikötesi kavramlarla değil, maddî dünyadaki gerçek ilişkilerle açıklamaktadır.

Amerikan Hukukî Gerçekçiliği, gerçek hukukun mahkemelerin verdiği kararlar olduğunu, dolayısıyla hukuk araştırmasının hâkimlerin verecekleri kararların tahmin edilmesi olduğunu iddia eder. İskandinav Hukukî Gerçekçiliği ise hukukun varlığının içi boş hukukî kavramlarla açıklanamayacağını, hukukun iktidarın gücüyle var olduğunu savunur. İskandinav Gerçekçileri'ne göre hukuk bir dil meselesidir; toplumsal bir uzlaşma ve zorlamadan başka bir anlam taşımaz.

Kaynakça