Bugün Sabah (gazete, 1875) farklı alanlarda büyük ilgi gören ve tartışılan bir konu. Siyaset alanından bilim ve teknolojiye kadar Sabah (gazete, 1875), uzmanların ve kamuoyunun dikkatini çekti. Bu yazıda Sabah (gazete, 1875)'in anlam ve yansımalarının yanı sıra günümüz toplumu üzerindeki etkisini de analiz edeceğiz. Bu çok alakalı konuya eksiksiz ve zenginleştirici bir genel bakış sunmak amacıyla, konuyla ilgili farklı bakış açılarını ve görüşleri araştıracağız. Sabah (gazete, 1875), kökeninden evrimine kadar insanlığın tarihinde ve gelişiminde önemli bir rol oynamıştır ve etkisi önümüzdeki yıllarda da tartışma konusu olmaya devam edecektir.
Tür | Günlük gazete |
---|---|
Baş editör | Şemsettin Sami |
Kuruluş tarihi | 1875 |
Dil | Türkçe |
Son yayım tarihi | 1922 |
Genel merkez | İstanbul |
Sabah, 1875 yılında yayın hayatına giren, I. Dünya Savaşı yıllarında Peyam gazetesi ile birleşip "Peyam-ı Sabah" adını alan ve 1922'de kapanan günlük gazetedir.
Türk basın tarihinde Sabah adını taşıyan ilk gazetedir. Bu yayının ardından 1938'de Yeni Sabah gazetesi yayın hayatına girmiş; bugünkü Sabah gazetesi 1964'te kapanan Yeni Sabah'ın isim hakkını satın alarak 1985'te yayınlanmaya başlamıştır.
Gazete, 1875 yılında İstanbul'da Çiçek Pasajı'nda ciltçilik yapan Papadopulos tarafından Sabah adıyla yayımlanmaya başladı. Başyazarı Şemsettin Sami olan gazete, sık sık sansürle başının derde girmesi ve Şemsettin Sami'nin gazete patronuyla anlaşamayarak ayrılması üzerine 1882'de el değiştirdi.[1]
Sabah gazetesi, 1882'de gazetenin İdare Müdürü Mihran Efendi tarafından Papadopulos'tan satın alındı. 1891'de gazetenin tirajı 12 bine ulaştı. Gazetenin bünyesine giren yazarlar arasında ünlü gazeteci Ahmet Rasim de yer aldı.
II. Meşrutiyet’in ilan edildiği 24 Temmuz 1908 gecesi, Mihran Efendi ile İkdam gazetesi sahibi Ahmet Cevdet'in anlaşarak gazete provalarını görmeye gelen sansür memurlarını kovması, günümüzde de kutlanan 24 Temmuz Gazeteciler bayramının doğmasına vesile oldu.
I. Dünya Savaşı sonunda Sabah gazetesi, Ali Kemal tarafından çıkartılan Peyam gazetesi ile birleştirildi; adı “Peyam-ı Sabah” oldu. Türk Kurtuluş Savaşı yılları boyunca Anadolu'da gerçekleşen Milli Mücadele'ye muhalif yazılar yayınlandı. Savaş sonunda iki ortak ayrıldı ve Mihran Efendi, gazeteyi Sabah adıyla yayımlamayı sürdürdü. Ali Kemal'in linç edilerek öldürülmesi üzerine Mihran Efendi 7 Kasım 1922'de gazeteyi kapattı.