Günümüz dünyasında Svetibari, dünya çapında milyonlarca insanın dikkatini ve ilgisini çeken bir konudur. Svetibari gerek toplum üzerindeki etkisi, gerek popüler kültürle ilgisi, gerekse tarihteki önemi nedeniyle sınırları ve nesilleri aşmayı başararak farklı alanlarda tartışma ve tartışma konusu olmayı başardı. Svetibari, ortaya çıkışından bugüne, dünyaya bakış açımızda bir önce ve sonraya işaret ederek insanların hayatlarında iz bıraktı. Bu makalede Svetibari'in farklı yönlerini ve boyutlarını inceleyerek çeşitli alanlardaki etkisini ve çağdaş toplumdaki rolünü analiz edeceğiz.
Svetibari, Artvin ilinin merkez ilçesinin sınırları içinde bir yerleşimdir. Günümüzde "Subaşı" adıyla Seyitler köyünün bir mahallesidir.
Svetibari, tarihsel Gürcistan'ın güneybatı bölümünü oluşturan bölgelerden biri olan Klarceti'de yer alır. Nitekim Osmanlılar bu bölgeyi 16. yüzyılın ilk yarısından itibaren Gürcülerden ele geçirmiştir. Gürcüce bir yer adı olan Svetibari (სვეტიბარი), "Sveti düzü" anlamına gelir. Bu adın Sveti düzlük kesimi olmasından geldiği anlaşılmaktadır. Gürcüce "bari" (ბარი), düz / düzlük anlamına gelir. Bu yer adı Türkçeye Svetbar / Süvetbar (صوطبار) olarak girmiştir. Nitekim bu yer adı Muvahhid Zeki'nin kitabında "Süvet Düzü" olarak da geçe.[1]
Svetibari'nin Gürcüce bir ad taşıyor olması, Osmanlı dönemi öncesinden kalma bir yerleşim olduğunu göstermektedir. Ancak köy hakkında eski dönemlere ait kayıtlar gün yüzüne çıkmamıştır. Bununla birlikte Muvahhid Zeki Artvin vilayeti üzerine kitabında Gürcü kralı I. Aşot zamanında Arapların bütün Mesheti bölgesini istila ederek Artvin kentinin doğusunda, Nikola olarak da bilinen "Süvet Düzü"ne geldiklerini yazar.[2] Bu bilgi Svetibari'nin eski adının veya bir diğer adının Nikola olduğunu göstermektedir.
Svetibari, 19. yüzyılın ikinci yarısında Trabzon vilayetinin dört sancağından biri olan Lazistan sancağına bağlı Livana kazası sınırlar içinde yer alıyordu. Bununla birlikte 1876 Trabzon vilayeti salnamesinde ayrı bir köy olarak geçmemektedir. Bu sırada, Lomaşeni gibi Svetibari'nin de Sveti köyünün mahallelerinden biri olduğu anlaşılmaktadır. Sveti köyünde ise, 19 hanede 116 kişi yaşıyordu.[3]
Svetibari, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından imzalanan Berlin Antlaşması uyarınca Osmanlı Devleti tarafından Rusya'ya bırakıldı. Rus idaresinin Sveti-Bar (Свети-баръ) olarak kaydettiği yerleşim, 1886 nüfus sayımına göre Artvin sancağının Artvin kazasına bağlıydı. Köyün nüfusu, 39'u erkek ve 39'u kadın olmak üzere 78 kişiden oluşuyordu. Bu nüfusun tamamı "Türk" olarak kaydedilmişti. Bu sırada Svetibari köyü Lomaşeni (ლომაშენი), Mahludze (მახლუძე) ve Çarbieti (ჭარბიეთი) mahallelerini de kapsıyordu.[4]
Svetibari köyü, Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda Rusların bölgeden çekilmesinin ardından bir süre Gürcistan'ın sınırları içinde kaldı. Bu durum, 7 Mayıs 1920 tarihinde imzalanan Moskova Antlaşması'yla da Sovyet Rusya tarafından kabul edildi. Ancak Kızıl Ordu'nun Gürcistan'ı işgali sırasında, 16 Mart 1921'de imzalanan Moskova Antlaşması uyarınca Svetibari Türkiye'ye bırakıldı.[5]
Svetibari veya Svetbar, Türkçe olmadığı için köyün adı 1925 yılında Subaşı olarak değiştirildi. 1926 tarihli nüfus tespitinde Subaşı (Svetibari), Milletbağı (Lomaşeni) ve Seyitler (Sveti) köylerinin nüfusu birlikte kaydedilmiştir. Bu üç yerleşimin nüfusu, 81'i erkek ve 70'i kadın olmak üzere 151 kişiden oluşuyordu. Bu üç yerleşim daha sonra Seyitler adı altında tek köy haline getirilmişti.[6] Nitekim 1928 tarihli Osmanlıca köy listesinde Subaşı ve Milletbağı köy olarak kaydedilmemiştir.[7] Svetibari, günümüzde de "Subaşı" adıyla bu köyün bir mahallesidir.