Türkçe eğitimi

Türkçe eğitimi son yıllarda her yaştan ve her kökenden insanın dikkatini çeken bir konudur. Ortaya çıktığı tarihten itibaren her alanda benzeri görülmemiş bir ilgi uyandırmış ve tartışmalara yol açmıştır. Geliştikçe sınırları aşmayı başardı ve insanların düşünme, hareket etme ve ilişki kurma biçimlerini etkiledi. Bu makalede, Türkçe eğitimi'in farklı yönlerini ve bugün toplum üzerindeki etkisinin yanı sıra gelecekte yaratabileceği olası yansımaları da inceleyeceğiz.

Okullarda okuma-yazmadan başlanarak Türkçe eğitimi yapılır. Türkçe eğitiminin genel amaçları şöyle özetlenebilir:[1]

  1. Öğrencilerin sözcük dağarcığını zenginleştirmek.
  2. Öğrencilere Türkçenin kurallarını sezdirmek, onların Türkçeyi bilinçle, özenle ve güvenle kullanmalarını sağlamak.
  3. Öğrencilere dinlediklerini anlama becerisi kazandırmak.
  4. Öğrencilere konuşma beceri ve alışkanlığını kazandırmak.
  5. Öğrencilere okuduklarını anlama becerisi kazandırmak.
  6. Öğrencilere yazma becerisi ve alışkanlığı kazandırmak.
  7. Öğrencilere dinleme ve okuma alışkanlığı kazandırmak.

Söz konusu amaçlarla ilgili olarak kazandırılacak davranışların bazıları bilişsel iken pek çoğu psikomotor becerilerdir. Bu davranışların eğitiminde uygun yöntem ve teknikler uygulanmalıdır. Özellikle psikomotor becerilerin eğitiminde yaparak-yaşayarak öğrenme önemlidir. Öğrencilerin kendilerinin ortaya çıkardığı bilgiler, dikte edilerek öğrenilen bilgilerden daha kalıcıdır.

Kaynakça

  1. ^ Tebliğler Dergisi 06.07.1981 tarih ve 2098 sayılı