Bu makalede Türk ve İslam Eserleri Müzesi'i ve onun çağdaş toplum üzerindeki etkisini inceleyeceğiz. Türk ve İslam Eserleri Müzesi'in ortaya çıkışından bu yana insanların birbirleriyle ve çevrelerindeki dünyayla etkileşim biçiminde önemli bir değişiklik oldu. Yıllar boyunca Türk ve İslam Eserleri Müzesi, iletişim şeklimizden bilgiyi tüketme şeklimize kadar günlük yaşamın çeşitli yönlerinde önemli bir rol oynadı. Bu anlamda, Türk ve İslam Eserleri Müzesi'in mevcut toplumumuzdaki etkisini anlamak ve bunun geleceğe yönelik yansımaları üzerinde düşünmek çok önemlidir. Önümüzdeki birkaç sayfada, Türk ve İslam Eserleri Müzesi'in yaşama, çalışma ve ilişki kurma şeklimizi nasıl dönüştürdüğünün yanı sıra bunun modern dünya için sunduğu fırsatları ve zorlukları ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.
Türk ve İslam Eserleri Müzesi | |
---|---|
![]() | |
![]() | |
![]() | |
Açılış | 1913 | )
Konum | Sultanahmet Meydanı, Fatih, İstanbul |
Koordinatlar | 41°00′23″K 28°58′28″D / 41.00639°K 28.97444°D |
Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan, İslâm sanatı eserlerini topluca kapsayan ilk Türk müzesidir.
19. yüzyılın sonunda başlayan kuruluş çalışmaları 1913 yılında tamamlanmış ve müze, Mimar Sinan'ın en önemli yapılarından biri olan Süleymaniye Camii külliyesi içinde yer alan imaret binasında, 1914'te, "Evkaf-ı İslâmiye Müzesi" (İslâm Vakıfları Müzesi)[1] adı ile ziyarete açılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra ise bugünkü adını almıştır. Uzun süre Süleymaniye Külliyesi'ndeki imaret binasında yer alan müze, 1983'te Sultanahmet Meydanı'nın batısında yer alan İbrahim Paşa Sarayı'na (16. yüzyıl) taşınmıştır.
İbrahim Paşa Sarayı, sultan sarayları dışında günümüze kadar gelebilen tek özel saraydır. Kemerler üzerine yükseltilmiş yapı üç taraftan ortadaki terası çevreler. Terastan müzenin ilk bölümüne merdivenlerle ulaşılır. Odalar ve salonlarda İslam dünyasının değişik ülkelerinde meydana getirilmiş nadir sanat eserleri sergilenmektedir. Taş ve pişmiş toprak, metal ve seramik objeler, ahşap işlemeler, cam eşyalar, el yazma kitaplar devirlerinin en kıymetli örnekleridir. Büyük salonların bulunduğu geniş camekanlı kısımda, 13-20 yüzyılların el işi Türk halılarının şaheser örnekleri sergilenir. 13. yüzyıl Selçuklu halıları ve sonraki asırlara ait diğer parçalar itina ile sergilenmiştir. Halı bölümünün alt katı son birkaç asrın Türk günlük yaşamı ve eserlerinin sergilendiği etnografik bölümdür.