Bu yazıda İbn-i Mülcem'in büyüleyici dünyasına gireceğiz. Bu, çağdaş toplumda büyük ilgi uyandıran, tartışmalara, çelişkili görüşlere ve sonsuz düşüncelere yol açan bir konudur. Bu doğrultuda, İbn-i Mülcem'in bize sunduğu çeşitli yönleri, kökenlerinden bugünkü etkisine kadar keşfetmeyi öneriyoruz. İbn-i Mülcem, popüler kültür üzerindeki etkisinden daha spesifik alanlardaki önemine kadar geniş bir nüfus yelpazesinin dikkatini çekmeyi başardı. Şüphesiz bu, kimseyi kayıtsız bırakmayacak ve gerçek kapsamını anlamak için derinlemesine incelenmeyi hak eden bir konudur.
İbn-i Mülcem | |
---|---|
![]() Ali el-Mûrtezâ’nın "İbn-i Mülcem" tarafından katli tablosu (Yousef Abdinejad) | |
Doğum | Abdurrahmân bin Mûlcem Marib, Güney Arabistan |
Ölüm | 661 Kufe, Râşidîn Halifeliği |
Tanınma | Ali'nin katli |
Bağlılık | Hâricîler |
Kurbanlar | Ali |
İbn-i Mülcem, (d. ? - ö. 661 Kufe) (Abdurrahmân bin Mûlcem el-Serimî ya da Abdurrahmân bin Mûlcem el-Murâdî)[1] (Arapça: عبدالرحمن بن ملجم السريمي) Havârîc fırkası mensuplarından biri ve Ali bin Ebu Tâlib’in katili.[2]
İbn-i Mülcem tarafından öldürülen Ali bin Ebu Tâlib'in Şiilerce Mekke ve Medine'den sonra üçüncü kutsal mekân olarak kabul edilmekte olan Irak'ın Necef kentindeki İmâm Ali Türbesi'ne defnedildiği düşünülmektedir.[3][4]
Havârîc fırkası mensuplarından olan aynı zamanda da İslâm Peygamberi Muhammed’in ilk kuzeni ve damadı olan Ali bin Ebu Tâlib'i öldüren kişidir.[5]
Hâricîler kendi mezhepleri gereği cezalandırılmasına karar verdikleri üç kişiden, Amr bin el-Âs’ın kâtli için Amr ibn Bekr el Tamimi’yi, Muâviye bin Ebû Sûfyân’ın kâtli için El-Hâccâc el Tamimi’yi ve Ali bin Ebu Tâlib’in kâtli için de İbn-i Mülcem’i görevlendirmişlerdi.
"Abdurrahmân bin Mûlcem" Hicrî 19 Ramazan 40 / Miladi 26 Ocak 661[6] tarihinde Ali el-Mûrtezâ’ya Kufe'deki evinin kapısının önünden çıktığı sırada zehirli bir hançerle başından yaralamış ve Hicrî 21 Ramazan 40 / Miladi 28 Ocak 661 tarihinde onun ölümüne sebebiyet vermişti.[7]
İnfaz, 3 gün sonra Ali'nin oğlu Hasan bin Ali tarafından gerçekleştirilmiştir.[8][9] Bazı kaynaklarda elleri ve ayakları kesilerek öldürüldüğü ve cesedinin yakıldığı da rivayet edilmektedir.[10][11][12][13]