Bu yazımızda Aya Dimitri Kilisesi konusu geniş ve detaylı bir bakış açısıyla ele alınacaktır. Aya Dimitri Kilisesi'in mevcut toplum üzerindeki etkisinin yanı sıra çeşitli alanlardaki tarihsel önemi ve etkisi de analiz edilecektir. Ayrıca bu konuda dengeli ve eksiksiz bir görüş sunmak amacıyla farklı bakış açıları tartışılacak ve Aya Dimitri Kilisesi lehinde ve aleyhinde argümanlar sunulacaktır. Ayrıca, Aya Dimitri Kilisesi'in gelecekteki etkileri ve bunu etkili bir şekilde ele almak için olası stratejiler araştırılacaktır. Bu makale, okuyuculara Aya Dimitri Kilisesi hakkında derin ve zenginleştirici bir anlayış sunmayı, onların kendi fikirlerini oluşturmalarına ve bu konuyla ilgili bilinçli bir tartışmaya katılmalarına olanak sağlamayı amaçlamaktadır.
![]() Kilisenin içi | |
![]() | |
Temel bilgiler | |
---|---|
Konum | Selanik, Yunanistan |
Koordinatlar | 40°38′20″K 22°56′52″D / 40.63889°K 22.94778°D |
İnanç | Hristiyanlık |
Mezhep | Ortodoks Hristiyanlık |
Açılış | 5. yüzyıl |
Dünya miras yılı | 1988 |
UNESCO Dünya Mirası | |
---|---|
![]() Kilisenin içinden bir görünüm | |
Konum | ![]() |
Kriter | Kültürel: i, ii, iv |
Referans | 456 |
Tescil | 1988 (12. oturum) |
Bölge | Avrupa ve Kuzey Amerika |
Aya (Aziz) Dimitri Kilisesi, Selanik’te şehrin koruyucusu Selanikli Aziz Dimitri’ye adanmış Bizans devrinden kalma kilise.
Erken-Hristiyanlık dönemine ait önemli bir anıt olan yapı, 1491-1912 arasında cami olarak hizmet vermiştir. Aziz Dimitri’nin şehit edildiği Roma hamamı kalıntıları üzerine inşa edilmiş olan kilisenin altında Azizin naaşının bulunduğuna ve naaşın bulunduğu yerdeki çeşmenin suyunun şifalı olduğuna inanılır.[1][2]
1917’de yandıktan sonra yeniden inşa edilip 1949’da ibadete açılan kilisenin bodrum katı müze olarak düzenlenmiştir.
Yapı, 1988’den beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndedir.[3]
Hristiyanlığın Roma İmparatorluğu'nun devlet dini olarak kabul edilişinden sonra, Aziz Dimitri'nin 303 yılında hapsedilip işkence ile öldürüldüğü Roma hamamı kalıntıları üzerinde bir Hristiyan tapınağı inşa edilmiştir. Bu ilk tapınağın yapılış tarihi bilinmez. Azizin şehit edildiği yerdeki çeşmenin suyu Hristiyanlarca kutsal ve şifalı kabul edildi.[4] İlk tapınağın yerine 412-413’te onun yerinde üç nefli bir bazilika inşa edildi.
Geçirdiği yangınlar sonucu hasar gören bazilika 629-634’te tamir görüp genişletilmiş ve beş nefli bir bazilika haline getirilmiştir. Bazilika, İmparator Herakleios'un saltanatından sonra bir yangında yok oldu ancak kısa sürede bazı değişikliklerle yeniden inşa edildi.
904 yılında Sarazenler ve sonrasında 1185 yılında Normanlar tarafından yağmalandı. İkinci yağmalama süresince, Azizin külleri, bunları kurtarmak isteyen keşişlerce İtalya’ya götürüldü. 13. yüzyılda kilise onarıldı ve yenilendi. 1430 yılında, Selanik’in Osmanlılar tarafından ele geçirildiği dönemde kilise, surların seyrek olduğu noktaya kadar daha büyük yağmalamalara maruz kaldı.
Kilise, II. Bayezid zamanında 1491'de Cezeri Kasım Paşa tarafından camiye çevrildi ve “Kasımıye Camisi” adını aldı.[5] Cami olduğu dönemde de mihrabın altındaki mukaddes suyun Hristiyanlar tarafından ziyaretine izin verilmişti.[5]
1912’de Yunanistan’ın bağımsızlığını elde etmesinden sonra yeniden kiliseye çevrilen yapı, 1917’de bir yangında mahvolmuş; daha sonra yeni baştan inşa edilmiş ve 1949’da hizmete girmiştir.
Kilisenin bodrum katı müze olarak düzenlenmiştir. 5. yüzyılda aynı yerde inşa edilmiş kilisenin kalıntıları, kilisenin geçmişine ilişkin belgeler, 7.yüzyılda geçirdiği yangından sonra inşa edilen yapının heykelleri, cami olduğu dönemdeki kitabesi, geçirdiği restorasyona ilişkin belgeler müzede sergilenir.[4]