Seci

Bu yazımızda zamanla pek çok kişinin merakını cezbeden bir konu olan Seci'in büyüleyici tarihini inceleyeceğiz. Seci, kökeninden bugünkü önemine kadar kültür, bilim, politika ve çok daha fazlasının farklı yönlerini etkileyerek toplum üzerinde silinmez bir iz bıraktı. Ayrıntılı bir analiz yoluyla Seci'in birçok yönünü, farklı dönemlerdeki etkisini ve çağdaş dünyadaki önemini keşfedeceğiz. Seci'in sunduğu sırları ve harikaları keşfetmek için zaman ve bilgi içinde heyecan verici bir yolculuğa çıkmaya hazır olun.

Seci (Arapça: سجع), edebiyat terimlerinden biridir ve düz yazıda yapılan uyakları tanımlamak için kullanılır.

Mahiyeti

Seci, Arap şiirinin en kadim formu kabul edilmektedir. Secinin kullanımıyla elde edilen ritmik söylemler, şiirin gelişmesine olanak tanımıştır. Seci sanatı, Arap hicvinin gelişiminde de önemli bir aşama olarak kabul edilmektedir. Seciler câhiliye döneminde uzunca bir müddet şiir mesabesinde görülmüştür.[1]

Kahin Secileri

İslam öncesindeki Arap kahinleri, insanları etkilemek için secili sözler söylemişlerdir:

"Parlak aya ant olsun! Parıldayan yıldıza ant olsun!

Yağmur getiren buluta ant olsun! Kuşlardan gökte olana ant olsun!

Yolcunun, yolunu bulduğu işarete ant olsun…

…Biri Necd’e öbürü Ġavr’a giden! Hâşim, Umeyye’yi kahramanlıklara giderken geçmiştir…

(Bu işte) birinci gelir; bir de sonuncu vardır. Ebû Hemheme bu işten haberdardır”[1]

Türk Edebiyatından Örnekler

  • İlahi, kabul senden, ret senden; şifa senden, dert senden İlahi, iman verdin, daim eyle; ihsan verdin, kaim eyle.
  • Ten cübbesi çak gerek, gönül evi pak gerek.
  • Ey gözlerin nuru, gönüllerin sürûru; başımızın tâcı, dil ehlinin mîrâcı
  • Alimsin ilmine gayet yok, kadirsin kudretine nihayet yok.

Kaynakça

  1. ^ a b Esat Ayyıldız, Klasik Arap Şiirinde Emevî Dönemine Kadar Hiciv. Ankara: Gece Kitaplığı, 2020. s.41-46.