Bugünkü yazımızda Digneli Douceline'in büyüleyici dünyasına dalacağız, onun farklı yönlerini, günümüz toplumundaki önemini ve yaşamlarımız üzerindeki etkisini keşfedeceğiz. Tarihini, uygulamalarını ve zaman içinde nasıl geliştiğini öğreneceğiz. Digneli Douceline bilimden popüler kültüre kadar farklı alanları kapsadığı için pek çok kişinin ilgisini çeken bir konu. Bu makale aracılığıyla, Digneli Douceline'e kapsamlı bir genel bakış sunmayı ve okuyucularımıza şu anda çok önemli olan bu husus hakkında daha derin bir anlayış sunmayı umuyoruz.
Digne’li Douceline | |
---|---|
Beguine, Mistik | |
Doğum | 1214 Digne |
Ölüm | 1 Eylül 1274 Marsilya |
Digne'li Douceline (1214, Digne – 1 Eylül 1274, Marsilya) Fransız bir mistikti. Fransisken ruhaniyetine ortak olan bir Beguine olarak yaşadı. Hayatı başka bir Beguine tarafından yazılmıştır (bir kadın ve itiraflarını duyan bir Peder tarafından).[1]
Douceline tüccar bir ailede doğdu. Annesi o küçükken öldü. Bu nedenle babasına işinde yardım etmesi gerekiyordu.[1] Çalışırken, göğsüne dokunmasını isteyen zengin bir adam olarak İsa Mesih'in bir vizyonunu gördü. Bu onun dönüşümünü öyle tetikledi ki Cenova'daki bir Fransisken kadın manastırına katılma noktasına geldi. Manastır hayatından memnun olmadığı için bunun yerine bir Beguine yaşam tarzını seçmeye karar verdi. 1240 civarında Hyères şehrinde bir grup kadın ona katıldı. 1250 civarında, Marsilya'nın eteklerinde başka bir topluluk kurdu. Douceline bu şehirde yaşadı ve 1274'teki ölümüne kadar her iki kasabadaki toplulukların lideri olamaya devam etti.[2]
Beguine olarak fakirleri ziyaret ederken çileci bir yaşam sürdü. Hayatı boyunca Assisili Françesko'e büyük bir bağlılık ve hürmet gösterdi ve yoksulluk içinde bir hayat arzuladı.
Douceline hızlıca kutsal bir kişi olarak şöhret saldı. Çok sık vecde kapılıyordu.[1] Bu kendinden geçmeler, vecdler fiziksel havaya yükselme hallerinin yanı sıra ilahi söylerken yaşadığı mistik neşe deneyimlerini içeriyordu. Tanrı ve Assisili Françesko hakkında onu günlerce mistik bir sarhoşluk halinde tutabilecek sözler duyuyordu.[1]