Sonraki yazımızda Güvenilmez anlatıcı'in büyüleyici dünyasına dalacağız. Mevcut toplum üzerindeki etkisinden tarihsel kökenlerine, farklı alanlardaki çoklu uygulamalarına kadar, Güvenilmez anlatıcı'in günlük hayatımızdaki önemini tam olarak anlamamızı sağlayacak kapsamlı bir analize kendimizi kaptıracağız. Uzmanlarla yapılan röportajlar, konuyla ilgili veriler ve örnek olay incelemeleriyle bu makale, dünya tarihine damgasını vuran temel bir konuya ışık tutmayı amaçlıyor. Bu Güvenilmez anlatıcı turunda bize katılın ve bugün bu kadar alakalı olan bu olgunun ardındaki her şeyi keşfedin.
Güvenilmez anlatıcı, edebiyatta, filmlerde ya da tiyatro oyunlarında güvenilirliği ciddi anlamda riskli olan anlatıcı.[1] Terim, 1961 senesinde Wayne C. Booth'un The Rhetoric of Fiction eserinde ortaya çıkmıştır.[2] Bu tarz bir anlatım yöntemi yazar tarafından belirli nedenlerle seçilmiş olabilir. Bu genelde seyirciyi ya da okuyucuyu kandırmak içindir.[1] Bu tarzda anlatıcı genelde birinci şahıs anlatıcıdır. Aynı zamanda üçüncü şahıs anlatıcının da güvenilmez anlatı olarak kullanıldığı olur.
Bu anlatıcının doğası bazen çok çabuk açığa çıkar. Örneğin; Hikâyenin başında anlatıcı açık bir hataya düşebilir, kuruntulu iddialarda bulunabilir ya da bazen şiddetli akıl hastası olabildiğini kabul eder. Bu anlatım aracının dramatik şekilde kullanımında ise anlatıcı açığa çıkacak gerçeği hikâyenin sonuna kadar erteleyebilir.
![]() | Bu alt başlığın genişletilmesi gerekiyor. Sayfayı düzenleyerek yardımcı olabilirsiniz. |
![]() | Bu alt başlığın genişletilmesi gerekiyor. Sayfayı düzenleyerek yardımcı olabilirsiniz. |
Ken Kesey'in ünlü romanı Guguk Kuşu'nda "Şef" Bromden karakteri şizofrenidir. Ve hikâyeyi anlatırken ara ara akli dengesini kaybederek insanların küçülüp büyüdüğü kısımlar anlatır. Bu kısımlarda duvarlar gülmekte ve ortalığı bir sis kaplamaktadır.
Amadeus filminde Antonio Salieri karakterinin yaşlı hali, rakibi Wolfgang Amadeus Mozart'ı öldürdüğünü iddia ettiği için akıl hastanesine kapatılmıştır. Hikâyenin gerçekte var mı olduğunu yoksa sadece Salieri'nin kuruntularından ibaret mi olduğunu bilemeyiz. Hastanede Salieri'nin Mozart'ı öldürdüğüne dair herhangi bir bulgu olmadığından, bu hikâyenin gerçekçiliği özellikle belirsiz kalmıştır.
Yurttaş Kane filminde Charles Foster Kane karakterinin hikâyesi, 5 farklı tanıdığı tarafından anlatıldığından ve hepsinin karakter için farklı görüşleri olduğundan belirsizdir. Bu da Güvenilmez anlatıcı(lar)a güzel bir örnektir.
Raşomon filminde ölen samurayın hikâyesi birçok farklı anlatıcı tarafından anlatılmaktadır. Ve bu anlatıcıların her biri olayları kendi açılarından ya da kendi çıkarlarına göre anlatır. Bazısı anlattığı hikâyede çaldığı eşyayı saptırırken bazısı gururundan dolayı hikâyeyi kendini şereflendirecek şekilde anlatır. Bu anlatım tarzı Raşomon etkisi olarak Karl G. Heider tarafından incelenmiştir.
Olağan Şüpheliler filminde masum görünen ayağı sakat "Roger 'Verbal' Kint" karakteri hikâyeyi film boyunca kendini temize çıkaracak şekilde anlatır. Onu sorgulayan polis memuru ise onun anlattıklarına güvenmiyordur. Lakin mecburen onu serbest bırakırlar. Filmin sonunda Kint karakterini lüks bir arabayla şehir içinde kaybolurken izleyici onun ayağının sakat olmadığını anlar.
![]() | Bu alt başlığın genişletilmesi gerekiyor. Sayfayı düzenleyerek yardımcı olabilirsiniz. |
![]() | Bu alt başlığın genişletilmesi gerekiyor. Sayfayı düzenleyerek yardımcı olabilirsiniz. |
Güvenilmez bakış açısından ya da açılarından anlatılan filmler;