Bu yazıda çeşitli alanlarda ilgi ve tartışma konusu olan Atomculuk konusu ele alınacaktır. Atomculuk, günümüz toplumu üzerindeki etkisini anlamaya çalışan uzmanların ve meraklıların ilgisini çekti. Tarih boyunca Atomculuk farklı bağlamlarda temel bir rol oynamıştır ve etkisi günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. Atomculuk, kökeninden evrimine kadar günlük yaşamın farklı yönlerinin gelişiminde bir önceye ve sonraya damgasını vurdu. Bu makale, okuyucunun Atomculuk'in büyüleyici dünyasına dalmasını sağlayacak çeşitli perspektifleri ve yaklaşımları inceleyecektir.
Bu madde tümüyle ya da çoğunluğuyla tek kaynağa dayanıyor. (Mayıs 2017) |
Felsefe |
---|
üzerine bir seri |
![]() |
Atomculuk Okulu, maddeci filozoflar Empedokles ve Anaksagoras'ın ardından Leukippos ve onun öğrencisi Demokritos tarafından benzer bir materyalizm doğrultusunda oluşturdukları ve geliştirdikleri atom düşüncesiyle anılan felsefe okulu.
Atomcu okul bir yandan Parmanides'ın monist yaklaşımına öte yandan Anaksagoras'ın çoğulcu yaklaşımına bir tür tepki olarak gelişmiştir; özellikle de birincisine karşı. Demokritos yalnızca varolanları değil ruhu da atomlardan oluşan bir şey olarak düşünerek materyalizmi ileri noktalara taşımış, felsefe tarihinde materyalizm eğilimi için en güçlü başlangıç noktalarından birini meydana getirmiştir.
Atomcu okula göre evren bileşik cisimlerden oluşur, bunlarsa maddenin en küçük ve bölünemez parçası olarak kabul edilen atomlardan meydana gelir. Başka bir açıdan bu okul, evrendeki her şeyin boşluk içindeki hareketleri sonucu meydana geldiğini, dolayısıyla evrende mutlak anlamda bir nedenselliğin varolduğunu, insan ruhunun da daha incelmiş atomların hareketinden oluştuğunu, hatta bir yerde tanrıların bile maddesel olduklarını öne sürer. Atomculuk, materyalizmin bir biçimi olarak daha sonra Epiküros ve Titus Lucretius Carus tarafından savunulacak ve uzun bir dönem sonra etkisini kaybedecektir. 17. yüzyıldaysa bilimsel çalışmalar ve teoriler içinde yeniden canlanmıştır.